fotoğraf çekmeye bayılırım , sanırım bir tanede polaroid fotoğraf makinesi almalıyım … ay ne güzel ki*
(Kaynak: catavioletacamposdiaz, kuyruuumnerede gönderdi)
fotoğraf çekmeye bayılırım , sanırım bir tanede polaroid fotoğraf makinesi almalıyım … ay ne güzel ki*
(Kaynak: catavioletacamposdiaz, kuyruuumnerede gönderdi)
“Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı insanın yüreğini paralayan, sırrını kimseye anlatmadan birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, kafada en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbürüne çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.”
-Şeker Portakalı
insanın acıları hiç bitmiyor, bittiği yerden tekrar filizleniyor. unutuyor insan, en güzel özelliği belki de ama bazende unutulmayacak kadar derin yaralar açan şeylerde geliyor insanın başına .. hayatının tüm dönemlerine yayılıyor sonra . her aklına geldiğinde canını yakıyor.. gitsin bitsin istiyorsun silinsin beyninden bazı anıların ya da yaşanmışlıklar o da olmuyor ki .. keşke ‘eternal sunshine of the spootles’ filminde ki gibi olsa; bazı insanları bazı kişilikleri bazı anları bazı eşyaları bazı kokuları bazı kıyafetleri bazı yüzleri silebilsen beyninden .. hayat ozaman belki-de daha yaşanılabilir olur-du-ki…
(2012)
(Kaynak: fuckyouiamequal, lauf-en gönderdi)
(Kaynak: winnipegsummer, seviyorumolumlan gönderdi)
Audrey Tautou
bu kadına bayılıyorum nokta
(Kaynak: fuuckyeahaudreytautou, gencerutkugediz gönderdi)
.Yetebilir miydim sana?
uzaklaşmıştın
Hiçbir ışık gelmiyor bana
karanlıkta mısın?
O.Aruoba
(Kaynak: laetificus)
Yalnız kaldım bugün çok,
oturdum merdivene Düşündüm.. -kendimi ve -karşımda iki bina arasında uzaklarda uzanan
bir ağacı..
benimle olmasını iste(dim)
sonra
Anladım-ki
O da benim gibi..
uzakta parlayan dalları -bir anda soldu, susuzluk-tan..
(2012)
(cavum gönderdi)
Mavi bir gökyüzü
Terk edildiğimde hava karar-mıştı
küçük bir kız çocuğu(dum)
kibrit çöpü parmaklı, sen beni öyle görmedin ya da onu görüp gitmek zor-du
Gök karar-mıştı ya hani
bende karar-mıştım
Dünya durmuş..
Bulutlar akmış..
Güneş içime kaçmıştı..
ama sen yine-de
git-miştin..
Bugün tam …. yıl oldu..
Hoşçakal Dünya…!
(2012)
(cavum gönderdi)
Ağzımı anahtar deliğine dayayıp havayı emiyorum. Böcek
sokması gibi bir yanma duyuyorum boğazımda. Oysa kuru bir
yaprağı bile dalından düşürecek gibi değil bu esinti. Belki
çöle dönmüş toprağa tek yağmur damlasının düşüşü yalnızca.
Çamur gibi bir yağmur damlası… Ama toprak, bu damlayla
çatlatacak bağrındaki tohumu. Çöl, bütün vahalarını bu
damlayla yeşertecek… Genzim yanıyor. Ince bir kan şeridi
sızıyor dudaklarımdan. Kirli, sıcak ve simsiyah…Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde. Yetmiş iki gündür
sakındığım ve hergün ancak bir kere dudaklarımı
değdirdiğim… Dilimi bir köpek gibi değdirdiğim. (Dilin suya
dokunuşu… Bir süngerin denizi yutuşu yani. Bir çölün seraba
kesilmesi bir an için.) Her gün ancak bir kere değdiriyorum
dudaklarımı suya. Dilimi kaçırıyorum artık. Sünger, bütün
vantuzlarını birden uzatmasın diye… Bataklıktaki suyun da bir
su yanı vardır. Çürüyen bir bedenin bile dayanılabilir
kokusuna. Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile değildi
artık. Küstü, öldürdü kendini su…
Su çürüdü…ahmet telli
(cavum gönderdi)
(13 plays)Bana dokunamadıklarımı ver,
Eminim tenin güzel kokuyordur.
(Kaynak: kedidirokedi, auente gönderdi)
Şöyle bir gitmek var ya insanın içinde ;neresi olursa - bir trene atlayıp sabah başka bir yere gözünü açma hissi hani.. Ama sonunda dönüşte olmalı- her gidişin bir dönüşü gibi hani.. Uzaklaşıp gelmeli ve sonra tekrar uzaklaşılmalı .. Sonra bir gün bir gitmeli ve bir daha dönülmemeli..
-hani..
(2012)
(makaronkadarrenkli gönderdi)
mesela minimalist şeylere bayılırım ben ..
(Kaynak: ruadoencanto, makaronkadarrenkli gönderdi)